İşverenin İş Güvenliği Uzmanı Olma Kapsamı Genişledi mi?
Geçen hafta 6 Temmuz 2021 tarihli Resmi Gazete ile “İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Yönetmeliği”nde bir değişiklik yapıldı ve gerekli niteliklere ve belgeye sahip olmayan işveren veya işveren vekili tarafından iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin yürütülmesinde çalışan sayısı sınırı 10’dan 50’ye yükseltildi.(!) Ancak durum pek de böyle değil.
Çünkü söz konusu değişiklik zaten 2018 yılında “İşyerlerinde İşveren veya İşveren Vekili Tarafından Yürütülecek İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetlerine İlişkin Yönetmelik”te bir değişiklik yapılarak gerçekleştirilmişti. Başka bir ifadeyle bu hususta çalışan sayısı sınırı zaten 2018 yılından bu yana 50 (Elli) olarak uygulanıyordu.
Ayrıca bilindiği üzere iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerine ilişkin 6331 sayılı Kanun hükümleri (6331 SK, md. 6 hükümleri) 50’den az çalışanı olan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri için 31/12/2023 tarihine ertelenmişti.
Geçen hafta yapılan değişikliğin sebebi ise aynı konuya birden fazla yönetmelikte yer verilmiş olması ve 2018 yılında birinde değişiklik yapılırken diğerinde değişiklik yapılmasının unutulması.
Peki 2018 yılından bu yana yürürlükte olan bu düzenlemenin içeriği ne anlam ifade ediyor? Bugün bundan bahsedelim…
Kapsamda Sınır 50 Çalışan
2018 yılında yapılan değişiklik ile 50’den az çalışanı bulunan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliği hizmetleri işveren veya işveren vekili tarafından yürütülebilecek.
Peki söz konusu çalışan sayısının 50’den az olup olmadığının tespitinde nelere dikkat edilmeli?
Çalışan Başına 10 Dakika Ayrılmalı
İşveren veya işveren vekilleri, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini yerine getirmek için çalışan başına aylık en az 10 dakika ayırmak zorunda.
Ayrıca bu hizmetlerin işveren veya işveren vekili tarafından yürütülmesi halinde onaylı defter tutulması zorunlu değil. Ancak 6331 sayılı Kanun ve ikincil mevzuatın gerektirdiği diğer belge ve kayıt düzenleme yükümlülüğü devam edecek.
İSG-KATİP’e Kayıt Gerekiyor
İşyerinde iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini yürütmek isteyen işveren veya işveren vekillerinin İSG-KATİP üzerinden sisteme kaydolmaları gerekiyor. İş sağlığı ve güvenliği hizmetleri, İSG-KATİP’te onaylandığı tarihten itibaren geçerli sayılacak.
İSG-KATİP’te gerekli düzenlemeler tamamlanıp Genel Müdürlük internet sayfasında ilan edilinceye kadar, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin işveren veya işveren vekilince üstlenilmesi halinde Yönetmeliğin EK-4’ünde yer alan “İşyerlerinde İşveren veya İşveren Vekilinin İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetlerini Üstlenmesine İlişkin Taahhütname”nin düzenlenerek imzalanması gerekiyor. Bu taahhütname gerektiğinde denetime yetkili memurlara gösterilmek ve istendiğinde Bakanlığa iletilmek üzere işyerlerinde muhafaza edilmeli.
Bununla birlikte, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini yürütmek isteyen işveren veya işveren vekillerinin SGK veri tabanında da işveren veya işveren vekili olarak kayıtlı olması gerekli. Aksi halde iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinde görevlendirme yapılmamış sayılıyor.
Site veya apartmanlarda; site veya apartman yöneticisi de, işveren vekili olarak iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini üstlenebilecek.
Ayrıca belirtmek gerekir ki işveren veya işveren vekili “İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetlerinin Yürütümüne İlişkin İşveren veya İşveren Vekili Eğitimi Tamamlama Belgesi” ile yalnızca tek bir işyerinin iş sağlığı ve güvenliği hizmetleri üstlenilebilecek.
İşveren Muayene ve Tetkik Yapamaz
İşverenin veya işveren vekilinin Çalışma Bakanlığı’nın belirlediği eğitimi başarıyla tamamlaması iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili herşeyi yapabileceği anlamına gelmiyor. Öyle ki bazı yükümlülükler gerçekten uzmanlık gerektiriyor ve kısa bir eğitimle bunların gerçekleştirilmesi mümkün değil.
İşveren ve işveren vekilleri eğitim alsalar bile işçilerin işe giriş ve periyodik muayeneleri ile tetkiklerini yapamıyorlar. Bu hizmetler, kamu sağlık hizmet sunucuları veya aile hekimlerinden de alınabiliyor.
Ayrıca işverenler ve işveren vekilleri, işyerinde yapılması gereken ölçümleri de kendileri yapamıyor. Bu ölçümler Çalışma Bakanlığı tarafından yetkilendirilen laboratuvarlar tarafından gerçekleştirilmeli.
İşveren veya Vekili Eğitim Almalı
50’den az çalışanı olan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde işveren veya işveren vekilleri 16 saatlik bir eğitimle iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini kendileri yürütebilecek ve uzman ile hekim çalıştırmak zorunda kalmayacaklar.
2018 yılında Yönetmelikte yapılan değişiklikle bundan böyle eğitim programları açıköğretimin yanı sıra uzaktan veya yüz yüze eğitim yoluyla düzenlenebilecek.
Yönetmelik değişikliği öncesinde eğitimler; açıköğretim sistemi ile eğitim vermede yetkin, her ilde sınav merkezi, büro ve akademik danışmanlık hizmetleri bulunan üniversitelerce Bakanlıkla protokol yapmak suretiyle verilmekteydi. Bundan sonra eğitimler Milli Eğitim Bakanlığı, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu ve bağlı odalar, Türkiye Belediyeler Birliği, işçi ve işveren kuruluşları ile üniversiteler tarafından da Bakanlıkla protokol yapmak suretiyle de verilebiliyor.
Geçen hafta 6 Temmuz 2021 tarihli Resmi Gazete ile “İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetleri Yönetmeliği”nde bir değişiklik yapıldı ve gerekli niteliklere ve belgeye sahip olmayan işveren veya işveren vekili tarafından iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin yürütülmesinde çalışan sayısı sınırı 10’dan 50’ye yükseltildi.(!) Ancak durum pek de böyle değil.
Çünkü söz konusu değişiklik zaten 2018 yılında “İşyerlerinde İşveren veya İşveren Vekili Tarafından Yürütülecek İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetlerine İlişkin Yönetmelik”te bir değişiklik yapılarak gerçekleştirilmişti. Başka bir ifadeyle bu hususta çalışan sayısı sınırı zaten 2018 yılından bu yana 50 (Elli) olarak uygulanıyordu.
Ayrıca bilindiği üzere iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerine ilişkin 6331 sayılı Kanun hükümleri (6331 SK, md. 6 hükümleri) 50’den az çalışanı olan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyerleri için 31/12/2023 tarihine ertelenmişti.
Geçen hafta yapılan değişikliğin sebebi ise aynı konuya birden fazla yönetmelikte yer verilmiş olması ve 2018 yılında birinde değişiklik yapılırken diğerinde değişiklik yapılmasının unutulması.
Peki 2018 yılından bu yana yürürlükte olan bu düzenlemenin içeriği ne anlam ifade ediyor? Bugün bundan bahsedelim…
Kapsamda Sınır 50 Çalışan
2018 yılında yapılan değişiklik ile 50’den az çalışanı bulunan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliği hizmetleri işveren veya işveren vekili tarafından yürütülebilecek.
Peki söz konusu çalışan sayısının 50’den az olup olmadığının tespitinde nelere dikkat edilmeli?
- Öncelikle aynı işverenin Türkiye genelinde birden fazla tescilli ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyerinin olması halinde, iş sağlığı ve güvenliği hizmetleri üstlenilebilecek işyerlerinin belirlenmesinde SGK tescil kayıtları esas alınacak.
- İşverenden iş alan alt işverenlerce çalıştırılan sigortalılar çalışan sayısına dâhil edilmeyecek.
- Çırak ve stajyerler, çalışan sayısının tespitinde dikkate alınmayacak.
Çalışan Başına 10 Dakika Ayrılmalı
İşveren veya işveren vekilleri, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini yerine getirmek için çalışan başına aylık en az 10 dakika ayırmak zorunda.
Ayrıca bu hizmetlerin işveren veya işveren vekili tarafından yürütülmesi halinde onaylı defter tutulması zorunlu değil. Ancak 6331 sayılı Kanun ve ikincil mevzuatın gerektirdiği diğer belge ve kayıt düzenleme yükümlülüğü devam edecek.
İSG-KATİP’e Kayıt Gerekiyor
İşyerinde iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini yürütmek isteyen işveren veya işveren vekillerinin İSG-KATİP üzerinden sisteme kaydolmaları gerekiyor. İş sağlığı ve güvenliği hizmetleri, İSG-KATİP’te onaylandığı tarihten itibaren geçerli sayılacak.
İSG-KATİP’te gerekli düzenlemeler tamamlanıp Genel Müdürlük internet sayfasında ilan edilinceye kadar, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinin işveren veya işveren vekilince üstlenilmesi halinde Yönetmeliğin EK-4’ünde yer alan “İşyerlerinde İşveren veya İşveren Vekilinin İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetlerini Üstlenmesine İlişkin Taahhütname”nin düzenlenerek imzalanması gerekiyor. Bu taahhütname gerektiğinde denetime yetkili memurlara gösterilmek ve istendiğinde Bakanlığa iletilmek üzere işyerlerinde muhafaza edilmeli.
Bununla birlikte, iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini yürütmek isteyen işveren veya işveren vekillerinin SGK veri tabanında da işveren veya işveren vekili olarak kayıtlı olması gerekli. Aksi halde iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerinde görevlendirme yapılmamış sayılıyor.
Site veya apartmanlarda; site veya apartman yöneticisi de, işveren vekili olarak iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini üstlenebilecek.
Ayrıca belirtmek gerekir ki işveren veya işveren vekili “İş Sağlığı ve Güvenliği Hizmetlerinin Yürütümüne İlişkin İşveren veya İşveren Vekili Eğitimi Tamamlama Belgesi” ile yalnızca tek bir işyerinin iş sağlığı ve güvenliği hizmetleri üstlenilebilecek.
İşveren Muayene ve Tetkik Yapamaz
İşverenin veya işveren vekilinin Çalışma Bakanlığı’nın belirlediği eğitimi başarıyla tamamlaması iş sağlığı ve güvenliği ile ilgili herşeyi yapabileceği anlamına gelmiyor. Öyle ki bazı yükümlülükler gerçekten uzmanlık gerektiriyor ve kısa bir eğitimle bunların gerçekleştirilmesi mümkün değil.
İşveren ve işveren vekilleri eğitim alsalar bile işçilerin işe giriş ve periyodik muayeneleri ile tetkiklerini yapamıyorlar. Bu hizmetler, kamu sağlık hizmet sunucuları veya aile hekimlerinden de alınabiliyor.
Ayrıca işverenler ve işveren vekilleri, işyerinde yapılması gereken ölçümleri de kendileri yapamıyor. Bu ölçümler Çalışma Bakanlığı tarafından yetkilendirilen laboratuvarlar tarafından gerçekleştirilmeli.
İşveren veya Vekili Eğitim Almalı
50’den az çalışanı olan ve az tehlikeli sınıfta yer alan işyerlerinde işveren veya işveren vekilleri 16 saatlik bir eğitimle iş sağlığı ve güvenliği hizmetlerini kendileri yürütebilecek ve uzman ile hekim çalıştırmak zorunda kalmayacaklar.
2018 yılında Yönetmelikte yapılan değişiklikle bundan böyle eğitim programları açıköğretimin yanı sıra uzaktan veya yüz yüze eğitim yoluyla düzenlenebilecek.
Yönetmelik değişikliği öncesinde eğitimler; açıköğretim sistemi ile eğitim vermede yetkin, her ilde sınav merkezi, büro ve akademik danışmanlık hizmetleri bulunan üniversitelerce Bakanlıkla protokol yapmak suretiyle verilmekteydi. Bundan sonra eğitimler Milli Eğitim Bakanlığı, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği, Türkiye Esnaf ve Sanatkârları Konfederasyonu ve bağlı odalar, Türkiye Belediyeler Birliği, işçi ve işveren kuruluşları ile üniversiteler tarafından da Bakanlıkla protokol yapmak suretiyle de verilebiliyor.